“Beyaz Altın Ülkesi”
Adana, Seyhan Nehrinin batı kıyısında kurulmuştur. yaz-kış akdeniz iklimi çevreye hakimdir. Güz mevsiminin sıcaklığı fazla az olmakla beraber, yağmur sağnak şeklinde yağar.
Şehrin içerisinde her keseye uygun, temiz ve konforlu otelleri bulmak mümkündür. Gece hayatı hareketlidir. Eskiden Türkiye’nin en büyük yazlık sinemaları, tiyatroları buradaydı. Fakat gün beçtikçe butür yerler azalmaktadır. Çeşitli bar ve pavyonları vardır.
Adana yemeğe düşkün olanlar için ideal bir yerdir. Kebapları, kıymalı, baharatlı ve bol soğandan yapılarak, bideleri sarılarak yenilen “lahmacun”u meşhurdur. Üzerine turunç sıkılıp, şalgam turşusu ile beraber yemenin lezzetine doyum olmaz. Ayrıca şişkebabı, şişköftesi ve diğer mahalli yemekleri de nefistir.
Hangi Mevsimde ve Nasıl gitmeliyiz?
Ankara’dan gidecekseniz, anayol oldukça düz ve iyidir. Bilhassa Toroslar muntazam bir geç,t verir. Her gün pulmani koltuklu, otobüs, tren veya uçakla seyahat edebilirsiniz.
Deniz yolundan gidecekler için haftanın birçok günü vapur seferi vardır.
Dikkat Edilecek Şeyler
Hava yaz aylarında fazla sıcak geçtiği için, günlerini şehirde geçirecek insanlar, giyim eşyalarını buna göre ayarlamaya dikakt etmelidir.
Akar suları bakımından, şehrin en yakınından geçeni seyhan nehridir. Üzerine kurulmuş barajın olduğu yer her zaman için mesire ve kır hayatı özlemini çekenlere tavsiye ederim.
Ayrıca yaz aylarında şehre 40-70 km uzaklıkta olan Namurun-Bürücek yaylaları kaping yapmaya müsait harikulade yerlerdi.(şuan bu isimlerde olmaya bilir)
Adana, tarihi eserler bakımından zenginliği çok fazla olmayan bir bölge olmasına rağmen genede bit arkeologi müzesi, Doğu Romalıların yağtırdığı 310 metrelik 18 gözlü taşkörüsü, 1527′de inşa edilmiş gerçek bir zevk ve zarafet eseri olan “ulu cami”si vardır.
Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?
Güzel makale olmuş saol
güzel bilgiler vermişsin teşekkür ederim