Avrupa Birliği, Maastrict anlaşması ile 1993’te AB adını almıştır. Ondan evvel Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu görmekteyiz. Avrupa Birliği dünya gayri safi milli hâsılasının yüzde 30’unu oluşturmaktadır. AB nüfusu ise gittikçe yaşlanmaktadır. AB genç ve eğitimli nüfusa ihtiyaç duymaktadır.
Topluluk şundan ötürü doğmuştur. İkinci Dünya savaşındaki yokluk ve enerji ihtiyacı yüzünden Kömür Çelik Topluluğu olarak kurulmuştır. AB serbest dolaşımı ön görmektedir işçi, insan ya da eşyanın serbest dolaşımını ifade etmekteyiz. Avrupa Birliğine şu an üye olan 27 ülke vardır. Bunların 21 Nato’ya da üyedir.
1955’ten sonra Messina Konferans toplanmıştır. Bu konferans Fransız ekonomisinin modernleşmesini ön görmekteydi. Kömür Çelik Topluluğun kurulması Robert Schumanın kendi ismini taşıyan Schuman Deklarasyonundan kaynaklanmaktadır. Kömür Çelik Topluluğu altı ülkenin katılımıyla olmuştur. Avrupa Birliği sadece devletlerarası bir oluşum değil uluslar üzeri bir kurumdur. Özellikle Türkiye-AB ilişkileri bu manada çok önemlidir. Uluslarüzeri kurumu egemenlik hakkından dolayı İngiltere bu birliğe girmeyi bir süre erteleyecektir.
Avrupa Birliği’nin kurumları komisyon, parlamento, konsey ve Avrupa adalet divanı, Avrupa Merkez Bankasından oluşur. Merkez Bankası üye ülkelerin para alış verişi ve ekonomik durumunu düzeltip fon yardımı için kurulmuştur. Avrupa Parlamentosunun üyelerini beş yıllığına üye ülkelerinin vatandaşları seçer. Dönem dönem komisyonun yetkileri sınırlanmış ya da parlamentonun yetkileri artmıştır. Komisyonun tavsiye raporları üye olacak ülkeler için önem taşımaktadır. Böylece aday ülkeler nerede eksikliği olduğunu görebilmektedir.
Avrupa Birliği kriterleri bir ülkenin gelişmesinde topluluğa girse de girmese de çok önemlidir. Topluluk ilk genişlemesini 1973’te yapmıştır. Mesela Lizbon anlaşmasını İrlanda olumsuz karşılamıştır. Halk oylamasını sonucunda buna siyaset biliminde referandum adını vermekteyiz. AB’ye üye devletlerde Halk oylamasının olması demokrasinin göstergesidir. Gelişmiş ülkelerde mutlaka yeterince ve doğru demokrasi anlayışı vardır. Demokrasi özellikle doğru demokrasiyi o ülkenin tarihte yaşadıkları ve coğrafyası bize o coğrafyada nasıl bir demokrasi var olacağını göstermektedir.
İlk genişlemede Norveç topluluğa girmeyi halk oylaması (referandum) sonucu reddetmiştir . İngiltere topluluğa girmek istemektedir. Ekonomi o dönemde zayıf olduğundan dolayı topluluğa girmesi onun için iyi olacaktır. Fransa’nın ekonomisi bu dönemde Almanya’dan daha iyidir. Danimarka da 73’te girecektir topluluğa.
Yunanistan, Portekiz, İspanya 1980’de girecektir. Burada Türkiye gümrük Birliğini kabul edecektir ve 1995’te girecektir. Bunun Türkiye’ye zararı ekonomik olmuştur. Mallardan gümrük alınmadığı için buradan gelir bir nevi kalkmıştır. Hatta 3 dünya ülkelerine ilişkin düzenleme vardır bu konuda. Türkiye başvuruyu 70’li yıllarda Ecevit’in Chp’si zamanında yapmıştır. Türkiye’de 80 döneminde darbe yüzünden ilişkiler dondurulmuştur. Ecevit’e AB tarafından 70’li yıllarda buyrun gelin denmiştir FAKAT TÜRKİYE KABUL ETMEMİŞTİR. Bunu kimse gözardı etmemelidir. Türkiye o şansını o zaman kullanabilirdi ve girebilirdi. Şimdi tekrarlanması biraz zor gibi ama imkânsız değil…
1986 yılında AB’nin bayrağı kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa Topluluğu ki daha sonra Maastrict anlaşmasıyla topluluk Avrupa Birliği adını alacaktır. Bu anlaşmadan sonra Tek Senet -ticaretin kaliteli ve serbest olması için- imzalandı. Avrupa Birliği rekabet hukuku da bu zaman asıl oluşmuştur.
Bundan sonra Avrupa politik iş birliği kurumuş daha sonra kaldırılmıştır.1990’da demir perde Churcill’in deyimiyle düşmüştür. Sovyetler dağılmıştır.
AB’ye 1995’te Avusturya, İsveç ve Finlandiya katılmıştır.
Daha sonra Romanya ve Bulgaristan da birliğe girmiştir. Bu ülkeler gelişmemiştir. hala tarım ülkesidir. Romanya da Bulgaristan’ın da ekonomik durumu Türkiye’den kötüdür. Bu ülkeler Sovyetlerin baskısı sonucu geri kalmıştır bir çeşit sömürüye kurban gitmişlerdir. Nasıl ki İngiltere ve Fransa hala Afrika’yı sömürmekteyse o kadar altın, elmas madenine rağmen bütün bu yaşananlar geri kalmış ülkelerin sömürüye açık olduğunun en güzel örnekleridir.
2002’de ortak para birliğine dayalı olarak Euro’ya geçilmiştir.
Makedonya Cumhuriyeti, Hırvatistan ve Türkiye birliğe katılmak için bekleyen ülkeler ama Hırvatlarla AB pek de anlaşamıyor özellikle açılan fasıllar kapanıyor. Hırvatistan gelişmiş değil. Özellikle serbest dolaşım, demokrasi, kadın hakları gibi konulularda eksiklikleri vardır bütün bunlara rağmen nüfusu azdır. Türkiye’nin nüfusu öyle olsa her halde gayri safi milli hasıla ne olur merak etmekteyim. 93’te Kopenhag Kriterleri oluşmuş burada iyi ekonomiye, insan haklarına ve demokrasi olması şart koşulmuştur. Bu Demokraside azınlık hakları gibi konularda önemlidir.
Avrupa Birliği 56 milyon kilometre kareye yayılmıştır. Coğrafi açıdan Akdeniz iklimi, Okyanusal İklim ve Karasal iklim etkilidir.
Adalet Divanı üye ülkelerin yargıçlarından ve birde başkanından oluşur. Karara çabuk başlamak ve doğru adaleti sağlamak esastır. İnsan faktörü Avrupa Birliği kurumları önem taşımaktadır.
Avrupa Birliği tarımda da gelişme sağlamasını istemekte rekabeti engelleyici bir ekonomi istememektedir.
İsviçre AB’ye üye olmayı talep etmemiş ve gündeme bile getirmemiştir.
AB ÜYE ÜLKELER:
Kurucu Üyeler:
Belçika
Fransa
Hollanda
Lüksemburg
Batı Almanya
İtalya
1-Büyüme: (1973)
Danimarka
Birleşik Krallık (İngiltere)
İrlanda
2-Büyüme: (1981)
Yunanistan
İlk Ayrılma: (1985)
Ayrılan Bölge Grönland (Greenland)
3-Büyüme: (1986)
İspanya
Portekiz
4-Büyüme: (1995)
Avustralya
Finlandiya
İsveç
5-Büyüme: (2004)
Çek Cumhuriyeti
Estonya
Kıbrıs
Letonya
Litvanya
Macaristan
Malta
Polonya
Slovakya
Slovenya
6-Büyüme: (2007)
Bulgaristan
Romanya
Aday ülkeler ve olası adaylar (2008)
Aday Ülkeler:
Türkiye
Makedonya
Hırvatistan
Olası Aday Ülkeler:
Arnavutluk
Bosna-Hersek
Kosova
Sırbistan
İzlanda